26 Ağustos 2010 Perşembe

İNSANLIĞA DAVETİYE

"Nedir bu ya?Nedir?Lütfen biri bana anlatsın bu durumu."Bu aralar kendime ve etrafımdakilere sıkça sorduğum sorudur bu.



nedir bu insanların yüzündeki maskeler.herkes birbirine benziyor,hiç kimse kendisi değil.Birbirine peşkeşçekenler mi dersin,yoksa menfaat uğruna yalakalık yapanlar mı ?Nedir bu ya?



Ne zamandan beri kendimizi kaybettik bilmiyorum.Doğrusunu ararsanız ben bu kimliksizliğin içine doğdum ve büyüdüm.Büyür büyümez"Nedir bu ya?" dedim kendi kendime.Sırf para için yapılan şeyler,sevgisizlik,şevkatsizlik...Ve büyümeye devam ettim,bu sefer karşıma iğrençlikler,kavgalar,gürültüler çıktı.Ve düşündüm bunlar hepsevgisizlikten,şevkatsizlikten...Büyüdükçe onlara benzemeye başladığımı anladım ve "dur" dedim.Dur dedikçe daha çok ilerledi etrafımdaki zulüm,işkence...hayvanlara bile taş çıkardık zaman zaman ve bazen "keşke hayvan olsaydım"dedirttirdi bu gaflet.Evet bu gaflet hep vardı ama bu denli iğrenç değildi.Anneler şevkatliydi.Bu gün annelerin bazıları bile çocuklarını öldürür oldu.Kimi bile bile ,kimi bilmeyerek.Kimi çağdaşlık adına,kimi modernlik uğruna,her nasılsa..Annelerin bazıları şevkatlerini yok ettiler bilel bile veya bilmeyerek.



Gençlerin bazıları dağa çıktı geleceği kurtarma adına ,ama kendi gelecekleri yok oldu bir hiç uğruna.Sırf kendi doymaz olasıca istekleriiçin kullandılar insanları bir piyon gibi.



Şöyle etrafıma bakıyorum da ben dahil çoğu insanda insanlık emaresi göremiyorum.Hani nerede insanlığımız,insan dediğin kardeşinin derdiyle dertlenen değil miydi?İnsan dediğin kardeşinin bombalar altındayken ağlayan ve gecelerce uyuyamayan değil miydi?Nedir zulüm?Nedir bu gidişat?



Doğuda töre cinayetleridiyorlar,dünyada savaş...Bir ülke diğer bir ülkeyi hiç düşünmeden,hiç vicdan azabı duymadan vuruyor.Ve yüzlerce kayıp...Ana Haber Bültenlerinden korkar olduk.Sokaktaki insana bu üç kelimeyi yan yana getirerek "Bu nedir?"diye sorsak,yani "Ana Haber Bültenleri nedir?" diye sorsak eminim çoğunluk menfi cevaplar verecek.Son Dakika Haberlerini hele sormayın gitsin...Savaşlar,ekonomik krizler,kapkaçlar,tecavüzler ve daha neler neler.



Nereye gidiyoruz ve niçin gidiyoruz?bu gidişat hiç iyi bir gidişat değik.Ama benim hala umudum var.Gelecek nesil adına dikilen fidanlar,etrafa atılan tohumlar adına benim hala umudum var.



Evet insanların "hep ben ve sadece ben" dedişkleri şu zamanlarda bir gün"biz"denilecek inanıyorum.Ama gün geliyor ki neye inanacağımı da şaşırıyorum.Filistin'de olup bir türlü bitemeyenlere mi,Afganlar'da yaşananlara mı?Neye inanacağımı şaşırdım.Çünkü insanlık bu hale gelemezdi,gelmemeliydi zaten.vurup öldürenlere insan denilmez ya.Sırf dış görünüşleri için "hadi neyse" deyip onlara da insan diyorum.



Abartılması gereken abartılmıyor.küçük olaylar kocaman olup gidiyor.Pireyi deve yapanlar farkında değil galiba bir şeylerin.Pireye durmadan deve dersen pire kendini bir şey zannedip etrafı pirelendirmez mi?



Evet işin özü şu,hep savaşlara,kazalara,kavgaya gürültüye davet çıkaracak değiliz ya.Ben insan gibi görünenleri insanlığa davet ediyorum.



Hilal BAYRAM(sadece içimden geldiği için yazdım)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder